objects in mirror are closer than they appear
amerika'da her arabanin yan aynasinda yazan bu ibare ne kadar aptalca bir ibaredir. amerikan insanlari cesit cesit. her turlusu, her corbaya kasik olmus olani var. haliyle malzemeleri de farkli. fakat ortalama her vatandasin lisesinde bir sikimlik fizik dersi aldigini varsayarsak.. of of..
ama bu postu amerikalilar salak gibi salak bir cikarima heba etmek istemiyorum. turk gencliginin yegane sanatsal eylemi olan pembe yataklarinin karsisinda duran ayicikli boncuklu aynalarindan kamerayi kafalarina kirkbes derece tutarak fotograf cekmelerine oldum olali ozenmis, kendimi tuvaletlerin camlarina atmisimdir. kendimi her attigim tuvalette arkada duran orgulu havlunun sanatimin icine ettigini sezerek biraktigim bu arayisi starbucks'larin cikisinda veya herhangi bir yerinde bulunan aynalardan gerceklestirmeye calissam da haril haril etrafimda dolasan insan surusunun onunde yapamamisimdir.
fakat bir gun hava gunesliyken ve gene siyah tisortumle bilmemkac haftadir yikanmamis kot pantolumu giyip alisverise cikmisken bu islemi hallettim. her ne kadar yuzeyi fazla buyuk olan bir aynada gerceklestirmissem de ayna gibi ortamlarda surekli "aynayi kim buldu biliyor musun? kumdan yapilmis olm!" geyiklerine kulak vermis, bu kutsal nesnenin uzerinden fotograf cekmenin gururunu yasadim.
yalniz iste ben de arabadan inerken bacak arasi gozuken bir ece erken, bir paris hilton ne bileyim cameron diaz gibi dikiz aynanin azizligine ugradim ve kafamin birkac santim altindan gecen "objects in mirror are closer than they appear" yazisinin gecmesini engelleyemedim. olmadi.
ama alttan bu yazinin gecmesi ve bu yazinin cevriminin yaklasik olarak "aynadaki objeler olduklarindan daha yakindir" olmasi ve tabii ki kadrajin icinde benim de olmam bu ise duygusal bir boyut katti. zira objektiflere siritmadan ayhan isik gulusu atan ben, bir obje olarak da bir nesne olarak da uzaktayim.
insanlar sevdiklerinden, ne bileyim dogup buyudukleri yerden uzak olunca da bir sekilde kendilerini oraya yakin hissetmek istiyorlar. bu hissiyati yasamanin ister vatan olsun, ister sevgiliniz olsun, genel olarak sevdicekten istekli veya zorla ayrilmis olmasiyla alakasi yok. zorla gidilen gurbet sadece alisma surecini zorlastiriyor ve kalici hadiselere yol aciyor ama istekli olarak gidilen gurbet de kalpte zamaninda surekli kufurler edip amina koydugunuz vataniniza ozlem duymaniza yol acabiliyor.
neyse guzelim. insan farkli deneyimler yasayinca ya duygusal, ya sinirli ya da spesifik bir corba haline geliyor. ben de son iki-uc aydir duygusal ficicik oldum ciktim. dikiz aynalarinda baktim, kendimi taniyamadim.
koptum geldim, aynadaki obje oldugundan daha yakin diyorum ben sana.
0 laf:
Yorum Gönder